Kadın Eşinin Annesine Bakmak Zorunda mı? Aile İçi Sorumlulukların Görünmeyen Yüzü Son zamanlarda zihnimi en çok meşgul eden konulardan biri şu oldu: Kadın eşinin annesine bakmak zorunda mı? Bu soru ilk bakışta sadece hukuki ya da dini bir mesele gibi duruyor ama biraz içine girince işin çok daha derin olduğunu fark ediyorsun. Çünkü burada sadece “bakmak” fiili yok; içinde sorumluluk, vicdan, kültür, sevgi, beklenti ve hatta bazen sessiz baskılar var. İstanbul’da yaşayan 27 yaşında biri olarak, gündüzleri ofiste Excel tabloları arasında kaybolup akşamları eve dönünce bu tür konular üzerine düşünmeyi biraz alışkanlık haline getirdim. Bazen metroda giderken bile kendi kendime…
Yorum BırakBağlantılı Fikir Dünyası Yazılar
İklimi, denizleri ve kıyı toplumlarını anlamak, geçmişin sessiz izlerini bugünün sıcak sorularına taşıyabilmektir. En soğuk deniz hangisi Türkiye? Tarihsel bir sorunun coğrafi ve insani katmanları Türkiye’nin üç tarafını saran denizler—Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz—yalnızca coğrafi sınırlar değil, aynı zamanda farklı sıcaklık rejimlerinin, ticaret yollarının ve kültürel hafızaların taşıyıcılarıdır. “En soğuk deniz hangisi Türkiye?” sorusu ilk bakışta modern bir merak gibi görünse de, aslında Antik Çağ’dan bugüne uzanan bir bilgi birikiminin parçasıdır. Karadeniz’in serin ve yoğun yapısı, tarih boyunca hem korku hem de cazibe üretmiş; hem uzak hem de yakın bir deniz olarak algılanmıştır. Antik Dönem: “Karanlık Deniz”den bilimsel gözleme Vyfi…
Yorum BırakAtatürk kaç defa cumhurbaşkanı seçildi? sorusunun peşinde Ankara sokaklarında başlayan bir düşünce Ankara’da sabahları işe giderken Kızılay’ın kalabalığında yürürken bazen zihnim istemsizce geçmişe kayıyor. İnsan böyle şehirlerde ya geleceği planlıyor ya da geçmişi yeniden kuruyor. Özellikle ekonomi okumuş biri olarak, rakamlarla düşünmeye alışığım ama tarih söz konusu olunca o rakamların etrafında hikâyeler dönmeye başlıyor. Geçenlerde metrodan çıkarken bir lise grubunun kendi arasında tartıştığını duydum: “Atatürk kaç defa cumhurbaşkanı seçildi?” sorusu dönüyordu. Basit gibi görünen bu soru, aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarına açılan kocaman bir kapı. İçimde iki farklı ses hemen konuşmaya başladı. Biri veriye bakmak isteyen tarafım, diğeri ise olayların…
Yorum BırakAmasra’da Tarihi Bir Kalıntı Nedir? Varlık, Bilgi ve Etik Üzerine Felsefi Bir Düşünme Denemesi Bir sahil kasabasına bakarken, taşların sessizliği çoğu zaman insanın kendi iç sesinden daha yüksek konuşur. Amasra’nın dar sokaklarında yürürken bir kalenin duvarına dokunan el, aslında yalnızca bir yüzeye temas etmez; geçmişin nasıl var olduğu, nasıl bilindiği ve nasıl yorumlandığı üzerine bir sorunun içine girer. Peki, Amasra’da tarihi bir kalıntı nedir? Bu soru, basit bir tanım arayışının ötesine geçer. Çünkü bir kalıntı yalnızca “eski bir yapı” değildir; aynı zamanda bilgi kuramı açısından bir temsil problemi, ontolojik açıdan bir varlık sorunu ve etik açıdan bir sorumluluk alanıdır. Bir…
Yorum BırakKızılates Ne Demek? Kökeni, Bilimsel Açıklaması ve Günlük Hayattaki Yansımaları Kelimeler bazen yalnızca bir tanım taşımaz; arkasında tarih, doğa gözlemi ve insan zihninin dünyayı anlamlandırma çabası bulunur. “Kızılates ne demek?” sorusu da tam olarak böyle bir noktaya dokunur. İlk bakışta basit bir kelime gibi görünse de, hem fiziksel dünyada karşılığı olan bir olguyu hem de insan algısında güçlü çağrışımlar uyandıran bir kavramı içinde barındırır. Kızılates, en temel anlamıyla “kızıl renkte görülen ateş” ya da daha geniş yorumla “düşük sıcaklıkta veya belirli kimyasal süreçlerde kırmızıya çalan alev ve ışık yayımı” olarak açıklanabilir. Ancak bu tanım, konunun sadece yüzeyidir. Çünkü işin içine…
Yorum BırakFatma Ana eli sembolünün anlamı nedir? Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet üzerinden bir okuma Günlük hayatın içinde semboller: İstanbul sokaklarında bir işaret İstanbul’da bir sivil toplum kuruluşunda çalışıyorum ve her gün toplu taşımada, sokakta, saha çalışmalarında farklı hayatlara temas ediyorum. Son zamanlarda en çok dikkatimi çeken şeylerden biri, insanların çantalarında, kolyelerinde, anahtarlıklarında taşıdığı bir sembol: Fatma Ana eli. “Fatma Ana eli sembolünün anlamı nedir?” sorusu, sadece bir dini veya kültürel işaretin açıklaması olmaktan çok daha fazlasını barındırıyor. Çünkü bu sembol, farklı topluluklar tarafından farklı anlamlarla sahipleniliyor ve çoğu zaman bir koruma, dayanışma ve güç işareti olarak görülüyor. Ancak benim…
Yorum BırakBir Soru Etrafında Düşünmek: Altın, Bebek ve Varlık Üzerine Sessiz Bir Gerilim Bir bebek düşünülür: henüz dilin içine tam yerleşmemiş, toplumun normlarını bilmeyen, anlam ile nesne arasındaki ayrımı sezgisel bir bulanıklık içinde yaşayan bir varlık. O bebeğin kulağında ya da bileğinde altın bir takı olduğunu hayal etmek, gündelik bir görüntü gibi görünür. Fakat aynı görüntü, “Erkek bebekler altın takabilir mi?” sorusuna dönüştüğünde, basitlik çözülür ve geriye felsefenin üç temel alanı kalır: etik, epistemoloji ve ontoloji. Bir an için şu soru belirir: Bir nesne (altın), bir beden (bebek) ve bir kimlik (erkeklik) bir araya geldiğinde, aslında neyi tartışıyoruz? Takının kendisini mi,…
Yorum BırakMerhaba arkadaşlar! Bu içerikte “Karan isim mi” ile ilgili en güncel bilgileri sizlerle paylaşacağız. “Karan isim mi” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Vyfi ailesi olarak her zaman yanınızdayız! Karan isim mi? Bir ismin etrafında büyüyen hikâye Bazen bir isim, sadece bir kelime olmaktan çıkar. Bir anıya, bir sızıya, bir umut kırıntısına dönüşür. Ben Kayseri’de yaşayan, 25 yaşında, günlerini çoğu zaman kendi içine dönen düşüncelerle geçiren biriyim. Defterlerim dolu, içimde biriken cümleler fazla. Ve bazı isimler var ki, onları ilk duyduğum anı hiç unutmuyorum. Karan ismi de onlardan biri. O gün her şey sıradan başlamıştı ama hiçbir şey sıradan kalmadı.…
Yorum BırakMerhaba! Vyfi ekibi bugün Hatemi ehadiyet ne demek konusunu en anlaşılır haliyle aktarıyor. Geçmişi anlamak, bugünü yorumlamanın en güçlü yollarından biri olarak karşımıza çıkar; özellikle kavramların tarihsel izini sürdüğümüzde, yalnızca düşünce dünyasını değil, toplumsal dönüşümleri de daha derinlikli kavrayabiliriz. Hatemi Ehadiyet Kavramına Giriş Hatemi Ehadiyet, İslam düşünce geleneğinde özellikle tasavvufî metafizik içinde tartışılan, “ahadiyet” yani mutlak bir ve bölünmez ilahî birlik anlayışının nihai bir tezahürü ya da “mühürlenmesi” fikriyle ilişkilendirilen bir kavramdır. “Ehadiyet” Tanrı’nın hiçbir çoğulluğa, parçalanmaya veya nispet ilişkisinin gölgesine girmeyen mutlak birliğini ifade ederken, “hatem” kelimesi bu birliğin idrak edilmesinin doruk noktası, tamamlanması ya da insan idrakinde mühürlenmesi…
Yorum BırakBugünkü makalemizde “Kara deliğin yuttuğu şeyler nereye gidiyor” ile ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları inceliyoruz. Kara deliğin yuttuğu şeyler nereye gidiyor? Evrenin en büyük sorularından birine yolculuk Kara delikler… Adını duyunca bile insanın zihninde bir boşluk hissi oluşuyor. Sanki evrenin bir köşesinde dev bir süpürge var ve önüne gelen her şeyi çekip yok ediyor. Peki gerçekten öyle mi? Özellikle “Kara deliğin yuttuğu şeyler nereye gidiyor?” sorusu, hem bilim insanlarının hem de meraklı gözlerin en çok takıldığı noktalardan biri. Bu konuyu anlamak için önce kara deliği bir “kozmik çöp öğütücü” gibi değil, fizik kurallarının aşırı uçta çalıştığı bir bölge olarak düşünmek…
Yorum Bırak