40 Ayak Böcek Mi? Bir Bağlantı Arayışı
Bir gün, evimin arka bahçesinde bir şey fark ettim. Sabahın erken saatlerinde, kışın sonlarına yaklaşırken, güneş ışığının ilk ışıklarıyla bahçedeki çiçekler biraz daha canlanmıştı. Ama bir şey vardı… Bir şey çok garipti. Toprağın biraz derinliklerinde hareket eden, vücutları birbirine bağlı, uzun bacaklarıyla hızlıca ilerleyen bir şey. Gözlerimi kısarak daha dikkatli baktım. Bir “böcek.” Ama ne böcek!
40 ayaklı bir böcekti, orada, bahçemde, sıcacık sabah ışığında, kendini fark ettirmeye çalışıyordu.
Evet, “40 ayak böceği” diye adlandırılabilirdi belki, ama ben ona bakarken, farklı bir şey hissettim. Bir korku mu? Hayır. Ama kesinlikle bir merak vardı. Bu garip, uzun bacaklı, minik canlı, bana bir şeyler anlatıyor gibiydi. O an, aklıma sadece bir soru geldi: “40 ayak, gerçek mi yoksa bir yanılsama mı?”
Erkekler genellikle bu tür şeyleri hızla çözüme kavuşturur. Bu yüzden, bu böceği görüp hemen “bunun adı 40 ayaklı böcek, yani centipede” diye düşündüm. Ama sonra, bahçemden içeriye girdiğimde, zihnimde farklı bir şey dönmeye başladı. O böceğin varlığında bir anlam, bir derinlik vardı. Ve o derinlik, kadınların bakış açısına benzeyen bir şeydi. Bu böceği gören bir kadın, belki sadece onun bacaklarının sayısını saymaz, onun hayatına nasıl etki ettiğini, nasıl yer değiştirdiğini ve yaşam alanı hakkında ne düşündüğünü anlamaya çalışırdı. İşte benim içimde hissettiğim şey buydu.
Beni bu kadar etkileyen bu böcek, küçük bir varlık olarak, doğada nasıl da varlık gösterdiğini, hayatın karmaşıklığını simgeliyordu. Evet, 40 ayaklı bir böcekti ama bana, çok daha derin bir anlam taşıyan bir simge gibi geldi. Hayat da bazen böyle, değil mi? Hızla ilerlerken, küçük ama önemli detayları gözden kaçırırız. Bir insanın yaşamındaki her “adım”, bazen kaçırdığımız, görmediğimiz bir şeyin üzerine basar.
Bir süre sonra, komşum Selin’le sohbet etmeye başladım. O da bir doğa meraklısıdır. O bana, 40 ayaklı böceğin bir tür olduğunu ve her bir bacağının, doğada bir dengeyi sağlamak için işlevsellik taşıdığını söyledi. Kadınların bu tür şeylere karşı yaklaşımı farklı olabiliyor. Selin, bana böceği sadece “böcek” olarak değil, bir organizma olarak, evrenin bir parçası olarak gösterdi. Onun gözlerinde, böceğin varlığına dair derin bir anlayış vardı. O an fark ettim ki, kadınlar ilişkilerdeki her küçük detaya odaklanır; bir kişinin yüz ifadesindeki incelik, bir kelimenin altındaki duygular, bunlar hepsi birer anlatıdır. O yüzden böceğin her bacağı, bana sadece birer sayısal değer değil, tüm hayatın birbirine bağlı olduğunu gösteren birer metafor gibi geliyordu.
Ve sonra, o günün öğleden sonrasında, çocuklarımı da bahçeye çağırdım. Onlar, o 40 ayaklı böceği gördüler ve Selin’in önerdiği gibi onu sadece “böcek” olarak görmektense, bir ilişkiyi keşfeder gibi baktılar. “Bu böcek neden hep aynı yönde ilerliyor?” diye sordular. Çocuklar, daha derin sorular sordukça, böceğin 40 ayağının her birinin bir anlam taşıdığı gibi, hayatın her yönünün de bir amacı olduğu hakkında düşündüm. Onlar, aslında bu küçük böceğin sırasını, hızını ve hareketini gözlemleyerek sadece doğayı değil, insanları da anlamaya çalışıyorlardı.
Böceğin 40 bacağı bana bir şeyleri hatırlatıyor: Her bir adım, bir dönüşüm, bir süreç. Ve belki de, bazen hayatı çok hızlı ve çözüm odaklı yaşamaya çalışırken, küçük adımların, fark ettiğimiz ve sevdiğimiz detayların hayatın ne kadar anlamlı olduğunu gösterebileceğini unuturuz. Erkeklerin bazen bu anlamları hızlıca çözmeye çalışması, evet, bir çözüm arayışıdır; ancak kadınların bir ilişkiyi ya da durumu anlamada daha empatik ve detay odaklı olmaları, bize her şeyin bir arada, bir düzende olduğunu hatırlatabilir.
O yüzden, belki de böceği bahçemde görmek, hayatın karmaşıklığını ve basitliğini anlamam için bana bir fırsat sundu. Her bir bacak bir hikayeyi, bir hayatı simgeliyor. Tıpkı biz insanlar gibi. Bazen hızlıca geçeriz, bazen dikkatle bakarız ve bazen bir küçük böceğin bile hayatımıza dokunduğunu hissederiz.
Siz hiç böyle bir böceği gördünüz mü? Hayatınızdaki küçük detayları anlamak adına ne gibi ipuçları keşfettiniz? Yorumlarınızı paylaşarak, bu sohbeti birlikte büyütebiliriz.